|
İMAM
NEVEVİ ŞERHİ |
139 NOLU HADİS İÇİN
SENED BİLGİSİ:
"Bize
Davud b. Ruşeyd tahdis etti ... Bize Ubade b. es-Samit tahdis etti."
Senette
geçen Velid b. Müslim ed-Dimeşki nispetli el-Evzaı'nin arkadaşıdır. Bu babın
baş taraflarında bu açıklamayı da yapmıştık.
"Yani
b. Müslim" ifadesinin ne gibi faydalı bir anlam ihtiva ettiğini rivayette
nesebi geçmediğinden herhangi bir fazlalık rivayete katmaksızIn onu açıklamak
istediğini de ifade etmiştik.
İbn
Cabir'e gelince, o pek değerli Abdurrahman b. Yezid b. Cabir ed-Dimeşkl'dir.
Hani isminin sonu hemzelidir. Cunade de Cunade b, Ebu Umeyye'dir. Ebu
Umeyye'nin adı ise Kebir'dir. O da Oevsi ve Ezdi olup onlar arasında
yerleşmiştir, Şami' dir. Cünade ve babası sahabidirler. Çoğunluğun söylediği
sahih olan budur. Nesai onun Cuma günü orucu ile ilgili sadece bir hadisini
rivayet etmiştir. Buna göre o Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in huzuruna
hepsi de oruçlu olan sekiz kişi ile birlikte gitmişti. Onun sahabi olduğunu
açıkça ifade eden rivayet ettiği başka hadis de vardır.
Ebu
Said b. Yunus, Tarihu Mısr adlı eserinde dedi ki: Sahabedendi, Mısır fethinde
hazır bulunmuştu. Başkası da böyle demiştir ama rivayetlerinin çoğunluğu
sahabe-i kiram'dandır. el-Vakidı'nin katibi Muhammed b. Sa'd şöyle demektedir:
İbn Abdullah el-İelı, o tabiinin büyüklerinden bir tabiidir demiştir.
Cünade'nin
künyesi Ebu Abdullah'tır. Çokça gazalara katılmış birisidir.
Allah
ondan razı olsun. Allah en iyi bilendir.
Bu
senetteki ravilerin tamamı Davud b. Ruşeyd dışında Şamlıdırlar. Davud ise
Bağdat'ta yerleşmiş. Huvarezmi (Harezmi)' dir.
HADİS'İN AÇIKLAMASI:
''Allah'tan
başka ilah olmadığına ... şahadet ederim diyen ... girer." Bu (11226) pek
önemli bir yeri olan muazzam bir hadistir. Bu hadis itikadi meseleleri kapsayan
en kapsamlı bir hadis ya da en kapsamlı hadislerdendir çünkü bu hadiste inançlarının
farklılığına ve birbirinden uzak oluşuna rağmen küfür olan bütün dinlerden
neyin çıkmayı sağlayacağını birlikte ifade etmiş ve bütün dinlerin tamamından
ayrı olacağını şu birkaç kelime ile oldukça kısa bir şekilde ifade etmiş
bulunmaktadır.
İsa
(aleyhisselam)'a "kelime" adını vermiştir çünkü o babasız olarak
yalnızca "ol" kelimesi ile var olmuştur. Bu özelliği ile diğer
Ademoğullarından farklıdır. el-Herevi dedi ki: Ona "kelime"
denilmesinin sebebi onun bir kelimeden dolayı var olmasıdır. Bu sebeple ona
yağmura rahmet denilmesi gibi bu isim verilmiştir. Yine el-Herevı der ki:
"Yüce Allah'ın: "Ve ondan bir ruh" (Nisa, 171) buyruğu rahmet
demektir." İbn Arefe dedi ki: Babasız yaratılacaktır. O ancak annesine ruh
üflenerek var edilmiştir, demiştir. Başkası da: "Ve ondan bir ruh"
yani onun tarafından yaratılmış bir ruh demektir. Buna göre ruhun Allah'a izafe
edilmesi Allah'ın dişi devesi, Allah'ın evi gibi teşrif izafesi (şereflendirme
izafesi)dir. Yoksa bütün alem (yaratılmışlar) yalnız yüce Allah'ındır ve onun
tarafındandır. Allah en iyi bilendir.